Eskil’de belediyeler tarafından hayata geçirilen bazı projelere yönelik eleştiriler, zaman zaman projenin kendisinden çok siyasi tartışmaların gölgesinde kalıyor.
Bugün yaşanan tartışmaya biraz geriden bakınca ise dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.
Dün, eski Eskil Belediye Başkanı Necati Belgemen döneminde yapılan park projesine “boş iş” diyenlerin önemli bir bölümü, parkın yapılacağı yeri sorguluyor, “Eskil’in buna ihtiyacı var mı?” diye soruyor ve projeyi gereksiz buluyordu.
Oysa o dönem yapılan parkın tamamen hibe kaynakla gerçekleştirileceği ifade edilmişti.
Yani belediyenin kendi bütçesinden ciddi bir kaynak aktarılmadan ilçeye kazandırılacak bir sosyal alan söz konusuydu.
Buna rağmen tartışmanın merkezine parkın ilçeye sağlayacağı katkıdan çok “Nereye yapılıyor?” ve “Buna ne gerek var?” soruları oturtuldu.
Bugün ise benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.
Mustafa Zavlak döneminde yapılan parkla ilgili de aynı tartışmalar gündeme geliyor.
Parkın yeri eleştiriliyor, gereksiz olduğu söyleniyor, “Eskil’e başka işler yapılmalıydı” şeklinde değerlendirmeler yapılıyor.
Burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Dün yapılan parka “boş iş” diyenlerle, bugün yapılan parka “gereksiz” diyenler neden büyük ölçüde aynı çevrelerden çıkıyor?
Elbette her vatandaşın yapılan bir yatırımı eleştirme hakkı vardır.
Bir projenin yeri yanlış bulunabilir, tasarımı beğenilmeyebilir veya ilçenin öncelikleri açısından farklı bir yatırımın daha doğru olduğu savunulabilir.
Bunların tamamı demokratik tartışmanın doğal parçalarıdır.
Ancak mesele aynı noktada düğümleniyorsa, yani hangi belediye başkanı döneminde yapılırsa yapılsın sosyal alanlara yönelik refleks aynı şekilde ortaya çıkıyorsa, burada biraz daha geniş düşünmek gerekiyor.
Bir park sadece birkaç bank, ağaç ve yürüyüş alanından ibaret değildir.
Doğru planlandığında çocukların oynayabileceği, ailelerin vakit geçirebileceği, insanların nefes alabileceği ortak yaşam alanıdır.
Üstelik bir proje hibe kaynakla yapılıyorsa, tartışılması gereken konulardan biri de “Bu yatırım yapılmasın” demek yerine, “Bu yatırım ilçeye nasıl daha fazla değer katar?” sorusu olmalıdır.
Çünkü belediyecilikte her projeyi alkışlamak kadar her projeye karşı çıkmak da doğru değildir.
Asıl mesele projeye kimin imza attığı değil, Eskil’e ne kazandırdığıdır.
Bugün bir parkı sırf önceki belediye başkanının projesi olduğu için eleştirmek ne kadar yanlışsa, başka bir parkı sırf mevcut belediye başkanının döneminde yapıldığı için savunmak da aynı ölçüde yanlıştır.
Eskil’in artık bu siyasi refleksleri aşması gerekiyor.
Bir yatırım yapıldığında önce “Bunu kim yaptı?” sorusunu değil, “Eskil’e ne kazandıracak, nasıl daha iyi kullanılabilir ve nasıl geliştirilebilir?” sorusunu sormalıyız.
Çünkü belediye başkanları değişir, dönemler değişir, siyasi dengeler değişir.
Ancak ilçeye yapılan doğru yatırımlar, doğru kullanıldığı sürece yıllarca Eskil’in hizmetinde kalır.
Belki de artık parkların yerini değil, Eskil’in gelecekte hangi sosyal ve ekonomik alanlara ihtiyaç duyduğunu konuşmanın zamanı gelmiştir.
Ve en önemlisi…
Dün “boş iş” dediğimiz bir yatırıma bugün başka bir isimle karşı çıkıyorsak, önce kendimize şu soruyu sormalıyız:
Gerçekten projeyi mi eleştiriyoruz, yoksa projeyi yapan kişiyi mi?
