Ramazan ayı, sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; aynı zamanda vicdanların harekete geçtiği, kalplerin yumuşadığı bir rahmet mevsimidir. Bu ayda paylaşmak, gözetmek ve hatırlamak ibadetin bir parçasıdır. Ancak kabul edelim ki herkesin maddi imkânı aynı değil.
Kimi verir, kimi vermek ister ama veremez. İşte tam da burada başka bir kapı açılıyor: Aracı olmak, köprü olmak.
Yardım etmek her zaman cebimizle olmaz; bazen yüreğimizle, bazen de çevremizle olur. Bir ihtiyaç sahibini bilip de onu bir hayırsevere ulaştırmak, en az yardım etmek kadar kıymetlidir. Çünkü iyilik, sadece verenle alan arasında değil; vesile olanla da tamamlanır. Eskil’de bunun en güzel örneklerinden birini Merkez Mahalle Muhtarı Kemal Tura sergiliyor.
Kendi imkânları sınırlı olmasına rağmen adeta bir “Robin Hood” gibi çalışıyor. İhtiyaç sahibini tespit ediyor, durumu iyi olan vatandaşlara ulaşıyor, arada köprü oluyor. Alan el ile veren el birbirini görmeden, kimsenin onuru incinmeden yardımlar yerine ulaşıyor.
Sonra o kapıdan yükselen tek bir cümle duyuluyor: “Allah razı olsun.”Aslında mesele tam da bu. Bazen bir koli erzak, bazen bir zarf, bazen bir fatura ödemesi…
Ama hepsinden öte bir gönül kazanma meselesi. Muhtar Kemal’in yaptığı tam olarak bu:
İnsanların duasına talip olmak. Kendi bütçesiyle değil, güvenilirliği ve samimiyetiyle yardım dağıtmak.
Tüm muhtarlarımızdan da ayın mücadeleyi görmek istiyoruz. Muhakkak içlerinde yapanlar vardır. Ben muhtar Kemal’in yaptıklarına birebir kendim şahit olduğum için onu yazdım.
Ramazan’da hepimiz şunu düşünebiliriz: “Ben ne yapabilirim?”
Eğer maddi imkânımız varsa paylaşalım. Yoksa bir ihtiyaç sahibini bir hayırsevere ulaştıralım. Bir mesaj atalım, bir telefon açalım, bir kapıyı çalalım. Çünkü iyilik bulaşıcıdır. Bir kişinin attığı adım, bir mahallenin kaderini değiştirebilir.
Unutmayalım; Allah, hayra vesile olanı da hayrı yapan gibi mükâfatlandırır.
Bu Ramazan’da elimizle veremiyorsak, dilimizle, kalbimizle ve çevremizle verelim. Köprü olalım. Aracı olalım. Bir sofraya umut, bir haneye sevinç taşıyalım.
Belki cebimiz dolu değildir ama gönlümüz zenginse, bu Ramazan’da yapacak çok işimiz var.
