Su.
Evet dünyanın en stratejik nesnesi.
Ülkemiz maalesef su fakiri bir ülke.
Ülkemizin büyük çoğunluğu tarımdan geçimini temin ediyor(du)
Yıllar içerisinde bu durum tersine döndü.
Gerek siyasal iradenin tercihi, gerekse diğer faktörler.
Girdi maliyetlerinin yükseltilmesi, düşük fiyat politikası vs.vs.
Tarımla uğraşan kesimin yaş ortalaması
Zaten her şeyi açıkça anlatıyor bize.(55- 65 Yaş)
Yaşlı (kıdemli) çiftçilerimiz o kadar uğraş veriyor ki
Yüksek girdilere razı değiller ama mecburen boyun büküyorlar.
Çocukları babalarının durumuna bakıyor.
Toprağın yanından bile geçmiyorlar.
Gerekçeleri ise ’siz ne olmuşsunuz da biz ne olacağız’
İşte az da olsa uğraşan bölgemiz çiftçisi
Bu hengame arasında bir de su derdi ile uğraşıyor.
Yıllarca dış havzalardan su getirilecek sözlerinden
Su nerede de biz getirelim lafına geldik.
Dış havzadan vazgeçtik geçmesine de.
Havzamızdaki suya da sahip çıkamıyoruz.
Yer altı suları her sene üç beş metre aşağıya çekiliyor.
Bazı yerlerde 300 metrelerden bir damla su çıkmıyor.
Peki bu gidiş nereye ?
Bölgemizde bazı yerlerde belediye suyu olmasa
Hayvanlarını sulayacak su yok.
Evinin önündeki üç beş ağacı sulayamıyor.
‘Atıyorsun’ diyenleriniz varsa bunların hepsi belgeli.
Tek tek yerinde bile gösterebilirim.
Gelin görün ki bu şartlar altında, bölgemiz çiftçisi
İkinci ürün, fırsatını bulsa üçüncüsünü ekecek.
Soruyorum hem de bağırarak
Nerede münavebeli ekim sistemi. Hani ikinci ürün ekilmeyecekti.
Münavebeye uyan çiftçiler cezalandırılıyor mu ?
İkinci ürün ekenler bu cesareti nereden alıyorlar ?
Birileri tarafından’ sen ek bir şey olmaz’ mı deniliyor.
Ekonomiksel yaptırımların yeterli olmadığı maalesef görüldü.
Daha üst düzey yaptırımlar ne zaman devreye girecek.
Bekliyoruz ve takipçisi olmaya devam edeceğiz.
